HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU HK YARGITAY KARARI-8

Bilişim suçları ve ceza hukuku alanında (haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu: TCK 132) avukatların da işine yarayabilecek bir kararı paylaşıyorum.

Avukat Doç. Dr. Şaban Cankat TAŞKIN, Bursa Barosu

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2014/1714

K. 2014/18859

T. 29.9.2014

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Sanığın Yaklaşık 5 Yıldır Gönül İlişkisi Yaşadığı Katılan İle Yaptığı Özel Bir Telefon Konuşmasını Kaydederek Rıza Olmaksızın Katılanın Eşi Katılana Göndermek Suretiyle İfşa Ettiği Olayda Sanığın Tarafı Olduğu Haberleşmenin İçeriğini Diğer Tarafın Rızası Olmaksızın Açıklaması – Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturduğu )

• HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Sanığın Gönül İlişkisi Yaşadığı Katılan İle Yaptığı Özel Bir Telefon Konuşmasını Kaydederek Rıza Olmaksızın Katılanın Eşi Katılana Göndermek Suretiyle İfşa Ettiği Olayda Sanığın Tarafı Olduğu Haberleşmenin İçeriğini Diğer Tarafın Rızası Olmaksızın Açıklaması Eyleminde Suçun Oluştuğu )

• ÖZEL TELEFON KONUŞMASININ KAYDA ALINMASI ( Sanığın Yaklaşık 5 Yıldır Gönül İlişkisi Yaşadığı Katılan İle Yaptığı Özel Bir Telefon Konuşmasını Kaydederek Rıza Olmaksızın Katılanın Eşi Katılana Göndermek Suretiyle İfşa Ettiği Olayda Sanığın Tarafı Olduğu Haberleşmenin İçeriğini Diğer Tarafın Rızası Olmaksızın Açıklaması – Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturduğu )

5237/m.132/3,134/1

ÖZET : Sanığın, yaklaşık 5 yıldır gönül ilişkisi yaşadığı katılan Selvi ile yaptığı özel bir telefon konuşmasını kaydederek, rıza olmaksızın katılan Selvi’in eşi katılan Murat’a göndermek suretiyle ifşa ettiği olayda; sanığın, tarafı olduğu haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın açıklaması nedeniyle, eylemin TCK’nın 132/3. maddesine uyan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek olayda uygulama yeri bulunmayan aynı Kanunun 134/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması, yasaya aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince;

Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6352 sayılı Kanunun 81. maddesiyle değişik TCK’ın 134/1. maddesinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup cezanın seçenek olarak düzenlenmemesi karşısında, uygulamada bu yönden isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bu konudaki eleştiriye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme ve araştırmaya ilişkin temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanığın, yaklaşık 5 yıldır gönül ilişkisi yaşadığı katılan Selvi ile yaptığı özel bir telefon konuşmasını kaydederek, rıza olmaksızın katılan Selvi’in eşi katılan Murat’a göndermek suretiyle ifşa ettiği olayda; sanığın, tarafı olduğu haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın açıklaması nedeniyle, eylemin TCK’nın 132/3. maddesine uyan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek olayda uygulama yeri bulunmayan aynı Kanunun 134/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326 /son maddesi uyarınca, hükmün ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Kazancı İçtihat Programı

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.